kanatlarina asılmış siluetleri gezdirirdi
yoksulluğunda güneşin
terorize vakitlerin kimliksizliğinde
çarmıha gerilmiş muhammedi buldular
ayak ucunda isa dua ederken hakka
hasbihal yoktu
sabah yoktu
aksam çoktu
selam kimsesiz bir piçdi
melekler durmadan kitap indiriyor
kitaplar satir satir kesiliyordu
ben sizi tanışasınız diye kavimler halinde yarattım dedi
bir ses harf harf
ikra ikra ikra dedikten nice sonra
dinin saltanında bir alim
zindanını şereflendiyordu iktidarin
ayagi zincirli
bedeni tutsak
kirbaç kirbaç cezalar hükmolundu
hakk icin
kul cehennemine gönderdi
hakkin kulunu
eyy hakk
eyy nefesi hakeden vücut
ey küfrü ibadet bilen aciz
sonra kanadı kırık köpekler dizildiler saf saf
cümle mahlukatin toplandigi yer araf
aşağısı muştu ülkesi
yukarisi ceza memaliki
gök yarıldı
yer kabardı
alnı geniş ağzı süt kokan sübyanlar belirdi
beyaz siyah kızıl esmer sarı
gözleriyle gömdüler önce fitneyi
annelerinin babalarinin dilini
musa ertürk










