yanlış anlaşılmasın hiç bir fenerbahçeliye sarı öküz demiyorum. hatta küfür ve çirkinlik denizinde yüzenlere bile demiyorum.
herkesin bildiği o sarı öküz hikayesine atıf.
ilkini vermedik. 3 temmuzda. duvar oldu tüm fenerbahçeliler. ama sonrasında hep istendi ve alındı da.
aykut kocaman’ı saçlı ekibe verdik. bölündük, yarıldık. darıldık, daraldık. hem de iki defa verdik aykut hocayı. iki defada ismail kartalı kurban ettik ilki otobüsü kurşunlanan takımın hocasıyken üstelik.
sonra ersunu, vitoru verdik “futbol tanrıları”na. saçlar çoğaldı, gürleşti. kel kapanmaya başladı.
ve arkası kesilmedi kurbanlarımızın. jesus, vitor bir daha ismail.
bu arada kendi tekerimize çomak sokan işler de yapıldı. yine o malum futbol tanrılarının akıllarıyla. vermiştik bir kez sarı öküzü arkası kesilmedi.
futbol tanrıları hiç bir fb hocasını yeterli bulmadı. hiç bir başkanını sempatik de bulmadı. her fenerbahçeli nasıl “sevimsizse” başkanı ve hocası, oyuncusu da öyleydi. hatta bunu fenerbahçelilere bile inandırdılar. işte biz buna yapı diyoruz. organize, bilinçli, hedefli ve net.
kendi başkanını seçen başka kulüp var mı bilmiyorum. hatta siyasette bile kurulan, yıkılan partiler, parti başkanlıkları şaibelidir.
ve sıra başkana geldi elbette.
hayatında kendini, hayatını ilgilendiren hiç bir kurumun yöneticisine istifa dememiş olanlar istifa kelimesini hep biliyormuş gibi haykırıyorsa işte hep o sarı öküzden.
oğuz mu tanju mu, üçlü mü dörtlü, alex mi aykut mu, aziz mi ali, …..bitmeyen bölenler. bitmeyen nifak tohumları. aslında mevzu çok net: ele geçirilemeyen bir bağımsız bir kulüp. mesele fenerbahçenin şampiyon olması değil ki. avrupa başarılarını görmeyen gözlerde sonuçta sözde futbol konuşanlar, çok bilenler.
artık dükkanı kapatıp kulübün anahtarını vermeyeceğimize göre fenerbahçe cumhuriyeti bağımsızlık bayrağını dalgalandırmaya devam edecek. yeniden 3 temmuzdaki gibi kendimize gelmemiz lazım çünkü 3 temmuz daha güçlü devam ediyor. bir tuğla daha çektirmeden kadıköyden.
fenerbahçe türkiye cumhuriyetinin takımıdır tarihiyle. fenerbahçenin tarihi kupalar kadar onurlu duruşun, bağımsız oluşun kitabıdır. o kitap yazılmaya devam edecek. o kitap okunmaya devam edecek.








