euro20’den bize kalanlar

kıyı köşe
kıyı köşe
A+ A-

futbol enteresan bir spor. tüm dünyada milyonları ilgilendiren bir oyun. iki taş bir topun esrarengiz büyüsü söyletmiştir belki de portekiz’in ünlü diktatörü salazar’a “futbol olmasaydı bu ülkeyi yönetemezdim” sözünü.  ya da faşist İspanyol general franco’nun 3F (futbol, fado, fiesta) formülü ile bina ettiği felsefesini açıklarken söylediği; “onları (halkı) o dev beşiklerde (stadyumlarda) salladım, hepsini uyuttum” cümlesini.

artık günümüzde ise sektörel, endüstriyel bir oyun sadece. başlangıçta sadece topu kaleye itelemek olan spor artık çok farklı. euro20 de bunu fazlasıyla yaşadık. taktik, oyun organizasyonları, oyuncu yetenekleri bizim sahada gördüklerimiz. oysa arka planda onlarca farklı profesyonellerin çalıştığı bir yapı. hedef ise tek bir kupa. tüm bu değişimlerin gerisinde ise futbol taraftarlığı hala o iki taş, boş arsa ve top üçleminde duruyor. yanlış anlama olmasın endüstriyel futbolu olumlamıyorum. taraftar zihin ilerlemesini kastediyorum.

euro20’de ulusal maçlarda rakip ülke takımını alkışlayan, teselli eden spor ahlakı gelişmiş futbolcuları gıpta ile izledim. maçta yere yığılan eriksen için yapılanları “hala insanlığı yaşatanlar var” diyerek umutlandım. çünkü bizim ülkemizde bunlar çoğunlukla böyle olmadı. otobüsü kurşunlanan takımı da , rıza hocaya saygısızlık yapan fb tribünlerinde de. ünlü bir yazar her sezon başı tff, mhk ile fb’nin şampiyonluğunu yazar.
kaçak “kral” her gol kaçırdığında, formsuzluğunda hep sırtı sıvazlanırdı. aykut, feyyaz hiç bu iltimasları görmedi örneğin. erkek dili hep egemen oldu. taraftarında, yorumcusunda ve futbolcusunda. neyseki heforshe diyen fb değil ama samsunspor mor formayla kadına şiddete parmak bastı forma seçimiyle.

sporu savaşla karıştırıp ters yüz olduğumuz euro20’de bize o kadar dersler gösterdi ki umarım payımıza düşeni almışızdır. ancak taraftarlık öyle bir şey ki körlüğün, taassubun en dibidir. çünkü sözde şike davalarında aklı selim, okumuş yazmış, konuşanların konu taraftarlık olunca nasıl boşluğa düştüklerine de şahit olduk maalesef. “dev beşiklerin uykusu”nda tatile çıkarılan zihin ile istediğini yapıyorlar çünkü amigolar.

futbol ne kadar düz ve temaşa içeriyorsa o kadar zevkliydi. şimdi bir satranç seyrediyoruz. taktik, strateji, analiz, akıl içeren. ama çoğu kişi satranç sevmiyor. dikine futbol diyor. sonra burnumuzun dikine batıyoruz.

Paylaş:

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

İlginizi Çekebilir

facebook

instagram

twitter

en yeniler

en popüler

kıyı köşe

ismin halleri

Menü