mezarları yüreklerinde taşıyanlar vardı dilleri mermi soğukluğunda
soğudukça kent insanlığa kahraman taşlar dikildi
kahraman mezar taşlarından ülke yapmışlardı
kahramanlıklarını yeni kahramancıklar da öğrensin
özensin diye
taş kesilen ülkenin niobelerinin gözyaşları ağıtlarına karışıyordu
ağıtları
kahramanlık marşlarını
kalanlı bölüyor
kalanları toplasan bir vatan etmiyorken hiçbir zaman
ülkenin gözü hep topraktaydı
cansız yatıyordu kara bedeninde kalanlar
ve aslında olmayanlara
sadece onlara müjdelenmişti cennet
efendilerinden çünkü
batan geminin malları diye bağırıyordu
tezgahındakiler için satıcı bir elindeki kutsal kitap ile
can bedeline bedava cennet muştulanıyordu
sonsuzluk hiç bu kadar ucuz olmamıştı
ama herkese değil elbette
kimileri bedava cennete koşuyordu kimileri sadece muştuluyordu
ama çoğunluk ıslık çalıyordu
sadece ıslık çalmasını öğrenmişlerdi korktuklarında
ışığı açalım mı ? diyenleri duyan çok azdı
şimdi çığlık atmalı
IŞIĞI AÇALIM !
musa ertürk










