caglar oncesinden manciniklariyla firlattiklari gozler deldi gokyuzumuzu
kurumaya asip unuttugumuz kelimeleri cignedikce sakiz niyetine
cesaret hapishanesinde muebbet kullar ozgurluk turkuleri soyler
hep bir agizdan
tamda bu sirada
sira sira sinmisler ozgurce tutsakligin keyfine derin nefesler cekiyorlardi
ve hepsi gomulurken ihtisamli cumlelerin nesnelerine
kral hep aslandi cakallarin sayim yaptigi orman demokrasisinde
göksel kitaplar kanatlandı her meydandan
kibrin sultanlarının hırkaları ile rengarenk
şalvarım sarığım dillerinde
emin adımlarla bizden uzaklaştılar az önce
semadan bahar aldatan kuşlarının sesleri düştükçe
kürsülere
yalancı çoban bir çiftlik sahibiydi artık
saat dogdugunda
sabah olunca
yuzumu yikadigim banknotlarin kurumasi icin astigim ip
boynuma dolandikca
tovbe estagfurullah cektim
gece yazıyordu sokağın başında
gün indiğinde insanların yüzüne
sessiz olsunlar
bozulmasın uykusu dünyanın diye
alınlarında şavk ile dolaşanlar görmedi bir bu yazıyı
duymadı kürsüyü
uymadı aslana
musa ertürk










