cellatlar güneşi asmanın telaşında
sanki gece
her bir tarafımız
alnımızdaki yazı sırılsıklam hüznün
unutulan dili
sesimize kanadı kırılmış kuş konmuş
gördüğümüz kara bir düş olsa uyanacaktık
oh çekerek
yastığı yatağı öpüp koklayıp
bir yolculuktur bizimkisi
yolu olmayan
dilsiz bir haykırıştır öfkelerimiz
kendine yol alan
alıcısına ulaşmayan mektuplarken yoldaşı
musa ertürk










