yağmur ıslatsaydı geçtiğin yerleri
kokunu alırdım topraktan önce
ya da toprağa değmis olsaydı ayakların
aylakların izleri arasından seçer bulurdum
oysa esrarengiz suçluların düşürdüğü
parmak izlerini inceliyorum simdi
askıda suretleri bırakılmış
saçma gönül hikayelerine çıkıyor hepsi
hepsi delice seviyor
hepsi ölümüne
dokunsaydın bir dala
cirilciplak
karanlik laciver bir mevsimdeki ruzgarin turkusunu calan
bir dala
isitirdim ozlem turkusu oldugunu
birakirdim oracikta tipki basim cinayetleri cozmeyi
simdi bir amerikan filminden aldigim
filtre kahveyi yudumluyorum
kahrolasi
ingiltere ligini acip bir mac seyrediyorum
caresizlik zor bir seymis
disarda beyazlar zencileri olduruyor
baris dininde bir inanmis mabedini patlatiyor ummetinin
ve gol atiyor arap sermayeli ingiliz takiminin afrikali oyuncusu
yagmur yagsaydi
sen dala dokunsaydin
bassaydin topraga
ne cinayetlerden haberim olurdu
ne disardan
musa ertürk










