sevin ananızı babanızı çocuğunuzu
daha çok sevin daha çok
ecelsiz sonlar var bu dünyada
azrailsiz ölümler diye konuşurken kendi kendime
çenem durmuyor kafam şişiyor
şiştikçe konuşuyorum
sussun istemiyorum da susan herkesin yerine konuştuğunu biliyorum çünkü
daha çok sevin daha çok
ecelsiz sonlar var bu dünyada
azrailsiz ölümler diye konuşurken kendi kendime
çenem durmuyor kafam şişiyor
şiştikçe konuşuyorum
sussun istemiyorum da susan herkesin yerine konuştuğunu biliyorum çünkü
meydanlarında geziyorum gitmediğim görmediğim ülkelerin
hemen kendi sokağımın önünden çıkarak
önce kaç kişiyiz merak ediyorum sayıyorum tek tek
sonra kimliklerini inceliyorum
ne kadar çoklar her birinin yumruğunda bikaç bin kişi
sesinde ondan fazlası
israilin meydanında yahudiler filistinli için bağırırken
fransanın parisinde fransızlar göçmenler için ayakta
hollanda da ispanya da …
her dilde aynı senaryo ile oynanır kapalı gişe
hemen kendi sokağımın önünden çıkarak
önce kaç kişiyiz merak ediyorum sayıyorum tek tek
sonra kimliklerini inceliyorum
ne kadar çoklar her birinin yumruğunda bikaç bin kişi
sesinde ondan fazlası
israilin meydanında yahudiler filistinli için bağırırken
fransanın parisinde fransızlar göçmenler için ayakta
hollanda da ispanya da …
her dilde aynı senaryo ile oynanır kapalı gişe
karşılarında dünyanın her yerinde aynı kıyafetiyle
rengiyle diliyle olan azıcık mutlu çoğunluğun siperleri
rengiyle diliyle olan azıcık mutlu çoğunluğun siperleri
çıkarken meydandan kendi hücreme konuşmaya devam ediyorum
bahar çiçeklerinin kokuları var herkesin cebinde
öfkeleri canlarından küçük
elleri karanfil yükünden yorgun ayakları ilkgencin inadında
öfkeleri canlarından küçük
elleri karanfil yükünden yorgun ayakları ilkgencin inadında
cesur değiller aslında
onların ki cesaret olamaz
cesaret başka türlü bişey olmalı
cesaret aptallığın sınırlarında olmalı
cesaret bile bile lades olmalı
tek renkli bir sesli taş kesilmiş bedenlerin ki olmalı
onların ki kıyamadıklarının anısına dokunma arzusu
onlar hülya denizinin azgın dalgasında yola çıkmayanlar
onlar hülyalarda yol alan bir yere gitmeyen geminin yolcularına gerçeği acıyı hayatı sevgiyi gösterenler
aşık olanlar
çiçek koklayanlar herkes de bu kokuyu duysun isteyenler
onların ki cesaret olamaz
cesaret başka türlü bişey olmalı
cesaret aptallığın sınırlarında olmalı
cesaret bile bile lades olmalı
tek renkli bir sesli taş kesilmiş bedenlerin ki olmalı
onların ki kıyamadıklarının anısına dokunma arzusu
onlar hülya denizinin azgın dalgasında yola çıkmayanlar
onlar hülyalarda yol alan bir yere gitmeyen geminin yolcularına gerçeği acıyı hayatı sevgiyi gösterenler
aşık olanlar
çiçek koklayanlar herkes de bu kokuyu duysun isteyenler
karaborsa dram senaryolarının ne kadar alıcısı çoksa
gerçek nefeslerin izlerinin o kadar yalnız olduğu zamanda çoğul yalnızlıklar
yıldızlar kadar uzaktan göz kırpıyor hanelerimize
dünyanın gecesine göz yaşı gibi düşen yıldızlar ve ışıkları….
yıldızlar ne kadar çok ışıkları ne kadar az değil mi
gerçek nefeslerin izlerinin o kadar yalnız olduğu zamanda çoğul yalnızlıklar
yıldızlar kadar uzaktan göz kırpıyor hanelerimize
dünyanın gecesine göz yaşı gibi düşen yıldızlar ve ışıkları….
yıldızlar ne kadar çok ışıkları ne kadar az değil mi
yaşamak lazım yine de
biz ölürsek kıyamadıklarımız hepten yok olur yoksa
biz ölürsek kıyamadıklarımız hepten yok olur yoksa
kim bilir belki bir zaman olur
güneş doğmaz yıldız yağar
güneş doğmaz yıldız yağar
musa ertürk










