günlerin en afyonlusu…

kıyı köşe
kıyı köşe
A+ A-

80 darbesinin ertesiydi. ilkokuldaydım. öğretmenimiz atılmıştı, muhtemelen içerdeydi. yerine gelen, tahtaya aldığı kadar dört işlem yazar yapın derdi. kafasını masaya koyup uyurdu.
kış günlerinin birinde sobaya çok yaklaşınca önlüğün el kadar yeri yanmıştı. akşam annem de yamamayı unutmuştu. okulda temizlik işçisiydi. eve gelince de yemek vs işler kendinden geçerdi yorgunluktan. öğlenciydik. ertesi gün olduğunda okula gideceğim vakit önlüğün yamanmadığını farkettim. bulduğum siyah bir kumaşla kesip yamadım kendim. çocuk elimin yettiğince becerebildiğim kadarıyla. 80’in muteber öğretmeni, din kültürü ahlak dersinden not vermek gelmiş aklına o gün. tahtaya çıkarıyor üstüne başına bakıyor not veriyordu. sıra bana geldi. çıktım tahtaya. bana baktı şu an hatırlamadığım onurumu kıracak bir sürü laf söyledi ve 4 verdi.

bundan daha uzun yılla sonra, bir öğretmenler gününden iki gün önce sürgün tebliğini almıştım. ve o yılda, önceki yıllarda olduğu gibi ve sonrasında da sadece ama sadece o güne “özel” yalan cümleler duyduk. kı kıvandık gönendik başımız göğe erdi.

lugat ayyaşlarının mezesi olmak kıvanılacak bir şey değildir. olmamalıdır. bu, hoş alımlı ya da yakışıklı boylu postlu bir insan evladının övünmesi gibi bişeydir sonuçta. içi boş görkemli gdolu domates gibi. her şey ortada değerin de ederin de. hatta itibarını zedeleyenlerin alkışlandığı iklimde aynı gemide olmak senin miço, tayfa olduğunu unutturduğu için daha tehlikelidir. içten içe yer bitirir haberin olmaz.

bir kesim başöğretmenlik ünvanının veriliş yıldönümünü takmış. 1981’de hatırlanan o gün 24 kasım. hatırlayan kim? binlerce öğretmeni işsiz, aşsız bırakan kişi. binlerce öğretmeni zindanlara dolduran adam. demokrasiyi, cumhuriyeti, laikliği, çağdaşlığı öğretecek olanları boğ sonra Atatürk adını kullan ne güzel değil mi? ki bugün öğretmenle günü mü yoksa  başöğetmenlik ünvanının yıl dönümü kutlaması mı? karışık. karışık olsun ki bulanık suda balık avlansın.

sürgünler görülmesin, işsiz kalanlar duyulmasın, açlığa yoksulluğa terk edilenler bilinmesin. ölenler, öldürülenler hepten unutulsun.

bankalar öğretmene özel faiz uygulasın ama. hatta beyaz eşyacılar, elektronik eşya satanlar 24 kasıma özel kampanyalar yapsın. kıymetli büyüklerimiz “vefakar, cefakar” diye mesaj çeksin. biz kıvanalım.
unutalım haksızlıkları, yok sayalım yanıbaşımızdaki meslektaşımızın çektiklerini.

iyi ki öğretmenim diyelim çocuk saflığıyla, işini gerçekten işini yaptıkları için dövülenleri bilmeyelim, duymayalım.

beceriksiz, eğitimin e sinden habersiz yöneticilerimize el pençe divan durup susalım. susalım kutlayalım. kutlayalım bilmeyelim. susalım muteber olalım. memleketin çocukları için didinenler, kıyıda köşede ömür tüketenler, geleceğe değer katanlar sırf hakkını aradıkları için, sadece çocuklarının geleceğini düşündüğü için görünmez olsun. ama kutlayalım.

iyi ki öğretmenim demiyorum. iyi ki insanım diyorum. öğretmenlik sadece bir kıyafet. onu dolduracak olan insan kalmamız. insan yaşamamız.
değil mi ki “komşusu açken, tok yatan bizden değil.” değil mi ki “komşuda cenaze varsa televizyon açmayan bir toplumuz.” kutlamıyorum öğretmenlerin gününü. kutlamıyorum yalan mesajlarla daha çok acıtan günü. kutlamıyorum, çünkü yaralarım kanıyor.
musa ertürk
Paylaş:

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

İlginizi Çekebilir

facebook

instagram

twitter

en yeniler

en popüler

kıyı köşe

ismin halleri

madalyanın onuru

Bir yarışta (resme bakın), Kenya’yı temsil eden atlet Abel Mutai,…
Menü